Posts Tagged ‘ortaçağ ve rönesans müziği’

Koroyu hep seveceğim.

Tuesday, December 7th, 2010

Dün Cantori Domino‘yla gerçekleştirdiğim ilk koro konseriydi. Büyük koro hayranı olarak bu korosuz son iki yılın ne kadar dayanılmaz olduğunu pek az kişi bilebilir. Sesimin eski kıvraklığına kavuşması biraz zaman alacak tabii.

Claudio Monteverdi’nin Vespro della Beata Virgine adlı parçasını, yazılmasından tam 400 yıl sonra sahneledik. Eser çok hoşuma gitti. Gregorian chant denen, o senelerde bile yüzlerce yıllık ilahileri büyük ustalıkla çoksesli müziğe uyarlamış. Monteverdi’nin zamanı, hem Rönesans hem de Barok dönemlerinin arasındaki seneler olduğu için en sevdiğim bu iki müzik döneminin karakteristiklerini bulunduruyor.

Küçük bir solom bile vardi. Aslında solo sayılmaz, çünkü iki diğer kişiyle birlikte söyledim. Ave Maris Stella (ki en sevdiğim melodilerden biridir) bölümünün iki dizesini iki diğer kişiyle beraber söyledik. Normalde insanların önünde şarkı söylememi engelleyen heyecanıma rağmen doğru dürüst ses çıkarabildim çok şükür. O noktaya gelene kadar bardaklarca sıcak içecekler içmiştim.

Korodaki kişilikleri yavaş yavaş tanıyorum. Provaların çoğunlukla ciddi olmalarına rağmen arkada oturup olup bitenlere gizli gizli kıkırdıyorum. Önümüzdeki provaları ve konserleri büyük heyecanla bekliyorum.

Eğer söylediğimiz eseri merak ediyorsanız John Eliot Gardiner versiyonunu şiddetle tavsiye ederim.

Bugünlerde dinlediğim şarkı

Sunday, December 6th, 2009

Son zamanlarda arabamda Blue Heron korosunun Dufay CDsini dinliyorum. En sevdiğim şarkı, “Par droit je puis bien complaindre et gemir.” YouTube’dan farklı bir yorumunu buldum:

Şarkının sözlerini ve tercümelerini ararken, 2006’da üniversitedeki Early Music dersi için gittiğim konserin program notlarına rastladım. CDyi de o gün konserden sonraki resepsiyonda satın almıştım. Sözleri sizin için İngilizce’den Türkçe’ye tercüme edeyim dedim.

Par droit je puis bien complaindre et gemir,
qui sui esent de liesse et de joye.
Un seul confort ou prendre ne scaroye,
ne scay comment me puisse maintenir.

Raison me nuist et me veut relenquir,
espoir me fault, en quel lieu que je soye:
Par droit je puis bien complaindre et gemir,
qui sui esent de liesse et de joye.

Dechassiés suy, ne me scay ou tenir,
par Fortune qui si fort me gueroye.
Anemis sont ceus qu’amis je cuidoye,
et ce porter me convient et souffrir.

Par droit je puis bien complaindre…

Benim kederli olmaya hakkım var,
Mutluluklardan mahrum kalmışım.
Ne tek bir teselli buluyorum,
Ne de nasıl devam edeceğimi biliyorum.

Mantık bana zarar veriyor, beni terketmek üzere,
Nerede olursam olayım umut yok:
Benim kederli olmaya hakkım var,
Mutluluklardan mahrum kalmışım.

Nereye kaçacağımı bilememekteyken
Kısmetim bana savaş açmış.
Arkadaş sandıklarım düşmanmış,
Ve bunlara katlanmaya mecburum.

Benim kederli olmaya hakkım var…

Yukarıdaki kayıtta üst satırları iki kişi söylüyor, alt satırlarsa enstrumanlar tarafından çalınıyor. Blue Heron kaydında ise bütün satırları koro söylüyor. Google’da şarkı hakkında bilgi ararken bulduğum şu kitabın sayfalarında, bu parçanın nasıl çalınması/söylenmesi gerektiği tartışılıyordu. Bence iki yorum da ayrı güzellikte. Böylece minik araştırmam bitmiş oldu.

Bazen böyle müziklerin 600 sene önce bestelendiklerine inanamıyorum.

Canon L’Homme Armé

Tuesday, March 10th, 2009

Son iki gündür aklıma takılan bir parçayı kaydetmekle uğraşıyorum. 1400lü yıllarda popüler olan L’Homme Armé adında bir melodi üzerine kısa bir çalışma.

Parçayı kemanla çaldım. Kemana yeni başladığım için maalesef kulağa çok hoş duyulmayabilir. Bir buçuk dakikalık bir parça için tam 5 saat keman kaydettim! İnanın ki detone oluşu sizden çok beni rahatsız ediyor, ama olsun. Yine de paylaşmak istedim.

Komiklik olsun diye.

Thursday, January 17th, 2008

Yeni yıla “early music” diye hitap edilen ve 1700lerden önce yazılan müzikleri dinleyerek girmem beni sandığımdan fazla etkilemiş anlaşılan. Son birkaç gündür kafama Dies Irae adında çok eski bir melodi takıldı. Sonunda dayanamadım ve minik bir düzenlemesini yapmaya karar verdim. Bu parçayı sadece bir şaka olarak gördüğüm için yazdım.

Dinleyin: Diesirase (0:40)

Notaları yazarken ölçü çizgilerini ve nota saplarını yazmaya üşendiğim için, notalar biraz eski zamanların yazmalarını da andırıyor.

Son zamanlarda aklıma hep düzenleme fikirleri geliyor. Orjinal bestelerime daha çok zaman ayırmalıyım.

Joy ve dorian

Sunday, December 23rd, 2007

Bu sene yılbaşı sezonunda bir Noel şarkısı yorumlamak istedim. En sevdiğim Noel şarkısı olan Joy to the World’la oynayınca ortaya şöyle birşey çıktı: Dorijoie (1:30).