Posts Tagged ‘okul’

fena değil

Friday, February 1st, 2008

Geçen sene bir ara dergilerde bulduğum fotograflara baka baka resim çizmeyi denemiştim. Hayatımda ilk kez böyle birşey yapıyordum. Resimleri bu websiteye koymayı düşünmüyordum, ama şimdiye kadar çizdiklerimden çok daha farklı oldukları için koymaya karar verdim:

hairad.jpg ~ Bir fotografa baka baka çizdiğim ilk resimlerden biri.
somewhatreal.jpg ~ Bu neredeyse bir insana benziyor.
facialsymmetry.jpg ~ Asimetri doğal birşeydir.. ama bu kadarı değil.
blondesketch.jpg ~ Saç çizerken sıkılıyorum.

Aşağıda da bugün websiteme eklediğim diğer çizimler var:

ohidontknow.jpg ~ Bu aralar resim çizmeye çalışınca ortaya böyle birşey çıkıyor.
kof.jpg ~ Fotograflara baka baka çizerken hile yapıyormuşum gibi hissediyorum. Bu düşünceleri bir kenara bırakmam lazım.
ask.jpg ~ Aşkın resimlendirilmiş hali. Eğer kan görmeyi sevmiyorsanız bakmamanızı tavsiye ederim.

Daha çok resim çizmeliyim! Resim çizmiyor olmak beni rahatsız ediyor, ama zorla kağıt kalemi elime alınca da ilham gelmiyor.

istirahat dönemi

Saturday, June 30th, 2007

Hayatımın gerisine girişmeden önce evde dinlenebilip annemler tarafından bakılmak güzel birşey. Kendime büyük bir sorumluluk verilmiş gibi hissediyorum. Şu anı en iyi şekilde değerlendirmem lazım. Bir daha ne zaman bu kadar dertsiz ve tasasız olabileceğim ki?

Derslerden özgürlüğümü ilan etmiş olmama rağmen bu yaz altı haftalık bir istatistik kursuna yazıldım. Dersler haftada iki gün akşamları oluyor. Kendi kendime bu derse duyduğum ihtiyaç hissi dışında hiçbirşey beni zorlamıyor. Hatta hayatımda istatistik bilmeden bu yaşa gelebildiğime şaşıyorum. Dersin biraz yavaş ilerlemesine rağmen konu bana çok enteresan geliyor.

Bu ders zamanı dışında istediğim herhangi şeyi yapmaya özgürüm. Birkaç gün önce aylardır kafamın içinde evirip çevirdiğim fikirlerle beste yapmaya başladım. Düşünsenize – eğer istersem günlerce hiç durmaksızın beste yapabilme şansım var. Sonunda beklediğim an geldi.

özür

Sunday, December 17th, 2006

Bugünlerde siteyi pek güncellemediğim için özür dilerim. Bloguma eskisi kadar yazamıyorum, çünkü sanki gün geçtikçe beynim gittikçe bulanıyor. İnşallah kış tatilinde beynimi biraz tazeleme fırsatı bulabilirim, ama korkarım ki önümüzdeki Haziran’da mezun olana kadar beynim tam kapasitede işleyemeyecek.

Buna rağmen bu geçtiğimiz dönem yeni resim ve besteler için fikirler ürettim. Tatilde çizmek istediğim birkaç resmin eskizlerini çizdim. Bunun dışında geçenlerde beste bölümüne koyduğum ‘dara’ fikrini bir yaylı beşlisine uyarlamayı düşünüyorum. Fırsat olursa önümüzdeki ay bu uğraşılara zaman ayırmayı planlıyorum.

Wednesday, March 1st, 2006

Bu hafta o kadar işim var ki. Eminim daha kötü haftalarım olacak. Bari biraz derslerimden bahsedeyim. Bu dönem şu dersleri alıyorum: Kimya Kinetiği ve Reaktör Dizaynı (10.37), Biyokimya (7.05), Japonca 4 (21F.504), Erken Müzik (21M.220), Tonal Müzik Yazma II (21M.304), 1960 Sonrasında Müzik (21M.263), Kültürleri Resimlerle Anlamak (21F.027), Koro (21M.405).
Yani sekiz ders alıyorum (aslında koro yüzünden yedi buçuk oluyor). Normalde insanlar dört-beş ders alır, ama bu dönem aldığım derslerin hepsini ya almak zorundayım, ya da öğreten profesör yüzünden almak istiyorum.
Dersler yavaş yavaş yoğunlaşmaya başladı, ama şimdilik derslerin hepsini o kadar seviyorum ki hiçbirini bırakmayı düşünmüyorum. Bu yüzden bu dönem başka hiçbirşey yapmaya pek zamanım kalmayacak gibi gözüküyor. Nedense bu da beni o kadar rahatsız etmiyor.

Monday, February 20th, 2006

Hayat güzel:
– Okul iki hafta önce başladı. Bu dönem çok yoğunum. Gereğinden fazla ders alıyorum, ama hepsini sevdiğim için hiçbirini bırakmamayı düşünüyorum. Yakın zamanda derslerimi anlatan birşeyler yazacağım.
– Bu yaz için Japonya’da bir staj programına kabul edildim! Protein ve DNA araştırması yapacağım.
– Geçen hafta öğrencilerden biri derse kedisini getirdi. Kedi sınıfın içinde dolaştı, sonra da oturup profesörü izledi. Çok komikti. Piyano kedinin ilgisini çekti.

Thursday, February 2nd, 2006

Bugün söyleyecek birkaç şeyim var:

Sonunda MIT sınıf yüzüğüm geldi:

Haftalardır gelmesini bekliyordum.

MIT’de yapılan bir telefon polifonik melodi yarışmasına katılmıştım ve finalist olarak seçildim! Sonuçları görmek için buraya bakabilirsiniz. Aşağıya inerseniz benim yolladığım melodiyi dinleyebilirsiniz (rumuzum melike). Ben MIT’de yıllardır Chorallaries tarafından söylenen Engineers Drinking Song’u yaptım.
Finalist olduğum için bir sonraki yarışmada jüri üyesi olmamı istediler. Kabul edebilirim. Eğlenceli olur herhalde.

Beste sayfasına yeni bir parça koydum. Bu geçen seneki müzik dersi için yazdığım final projesiydi. Aslında geçen seneden koymak istediğim iki proje daha var. Öğretmenin bana mp3’leri yollamasını bekliyorum.

Monday, January 9th, 2006

MIT’ye döndüm, ama okul Şubat’a kadar başlamıyor. Websiteme yeni dizayn, fotograflar, ve diğer şeyler koymak için çok vaktim olacak.. ama bunların hepsini yapmayabilirim. Ne de olsa bir tatile ihtiyacım var. Bazen kendi kendime o kadar çok iş açıyorum ki hepsinin altından kalkamıyorum.

Buraya gelmeden önceki gece, lise 1’de yazdığım bir defteri okudum. O zamanlar bir çizgifilmci olacağımı düşünüyormuşum. Altı yıl sonra, yani şimdi, kendimi MIT’de kimya mühendisliği okurken buldum. Bu nasıl oldu? Cevabı şu: çünkü istersem yapabilirim. Ama yapabilirim diye yapmak zorunda mıyım? Bir sürü başka şeyleri de yapabilirim, niye bunu seçtim? Lisede fen derslerim iyi olduğum için MIT gibi bir okula girip mühendislik yapmak doğal geldi. Özellikle MIT’ye girebildiğim için.

Bazı insanlar kariyere çok önem verirler, ama ben o insanlardan biri değilim. Bazıları çok para kazanmak ister, bazıları yeni birşeyler keşvetmek ister, bazıları ise şirket kurmak isterler. Ben, işi tarafından tanımlanan biri olmak istemiyorum. Yaptığım sanatın beni tanımlamasını istiyorum. Beni işten eve gelince yapacağım resimler, vb. ilgilendiriyor. Bunun için şu an yüksek lisansı düşünmekte biraz zorlanıyorum. Bazıları bana ‘hangi konuda master yapacaksın?’ diye sorduklarında cevaplayamıyorum, çünkü bu konulara çok fazla ilgi göstermiyorum. İnşallah bu hep böyle gitmez.

Saturday, December 17th, 2005

Şu an Hayden Kütüphanesindeyim, ve karnım acıkana kadar termodinamik finalime çalışmak üzereyim. Ondan sonra birşeyler yemek için Student Center’a gideceğim. Ya bol mayonezli tavuklu sandviç, ya da bol mayonezli kızartılmış tavuk yemeyi planlıyorum.

Tuesday, December 13th, 2005

Bugüne olan müzik projemi bu haftasonu bitirmeyi planlıyordum, ama sandığımdan uzun zaman aldı. Bunun için dün gece 12’den sabah 9’a kadar müzik yazdım (tabii aralar vererek). 9’da duşa girdim, kahvaltı ettim, ve yazdıklarımı öğretmene göstermeye gittim. Öğretmen bana birşey değiştirmemi söylerse 5’e kadar zamanım olsun diye. Öğretmen yazdıklarımı çok beğendi, ve hiçbir öneride bulunmadı! Bence bu şimdiye kadar yazdığım en iyi beste. Yanlız dün gece ne yazdığımı tamamen unutmuşum. Şarkının son üçte birini 5’ten 9’a kadar yazdım. Öğretmen çalarken kulağıma yabancı geldi, ve içimden ‘bunu ben mi yazdım?’ diye geçirdim. Ama güzeldi.. sğrpriz oldu. Herhalde iyi bir melodiyi bulana kadar neyi yazıp yazmadığımı unuttum. Bir de bir sürü yerde takılıp kaldığım için oradan oraya atlıyordum. Onun için tam olarak nasıl duyulduğuna dikkat etmemişim herhalde.

Bugün ayrıca MIT sınıf yüzüğümü, yani Brass Ratimi ısmarladım. Geçen sene fırsat olmamıştı. Birkaç hafta içinde gelir herhalde. Çok heyecanlıyım. Benimki beyaz altın.

MIT Japanese III: Reading 15 B

Thursday, November 10th, 2005

En cok uykusuz geceyi bu semester gecirdim, fakat henuz bir yudum Red Bull bile icmedim.

Boyle durumlarda gece uyumazsaniz, elde ettiginiz butun zamanin size yetip de artacagini dusunuyorsunuz. Halbuki ben bu odeve saatlerdir kafa patlatiyorum, ve sanirim sinirsiz zaman verseler bile bu problemleri cozemeyecegim. Neyse. Bugun uzun bir gun olacak, ama neyse ki Cuma tatil.