Posts Tagged ‘oda müziği’

Viola Trio

Wednesday, February 2nd, 2011

Geçenlerde bir parçayı daha bitirip kaydettirdim. Viola Trio adındaki bu parçayı viola, viyolonsel, ve piyano için yazdım.

Bu parçayı oryantal duyulan bir gam kullanarak yazdım. En keyifli yanı, viola ve viyolonselin notalarını birbirlerine çok yakın yapıp, sarmaşık gibi iç içe gezen melodilerini yazmaktı. Ritm konusunda her zamanki gibi senkoptan vazgeçemedim.

Keman hocamın eşi Ryan Leach (piyano), Laurel Diskin (viola), ve Scott Burns (viyolonsel) parçamı kaydetti.

Oley! Bu parça da uzun zaman önce başlayıp bir türlü bitiremediklerimdendi. Melodiyi müzik defterime ilk kez 13 Aralık 2006’da yazmışım. Sonunda bitti.

Boşluk

Sunday, January 23rd, 2011

İşte en yeni bestem: Boşluk adında iki keman ve piyano için yazılmış kısa bir parça. Üniversiteden arkadaşım Justin ve arkadaşları sağolsunlar, bu parçayı bugün benim için kaydettiler.

Çalgıcılar:
Andrew Noll, Piyano (2. sene Harvard Tıp Fakültesi)
Justin Lo, Keman I (1. sene Harvard HST)
Jennifer Hsiao, Keman II (1. sene Harvard BBS)

Bu parçada Locrian modunu kullanmayı denedim, ki bu tüm modların içinde en dengesiz olanı. Parçayı yazarken müzik kendini farklı perdelere çekiyordu. Bu iyi oldu, çünkü çoğu parçalarımda tek bir perdede çakılıp kalıyorum. Çalgıcıların yorumunu da çok beğendim. Tam aklımda duyduğum şekilde olmuş!

Parçaya başladığımda, sadece birkaç günde yazıp bitirebileceğim ve böylece başka bestelere yönelmeme yardımcı olacak küçük bir çalışma olmasını planlıyordum, ama hiç planladığım gibi olmadı. Bir bölümde takılır takılmaz yazmaya aylarca ara verdiğim için toplam iki senede bitirebildim. Böyle yapmamam lazım! Bu parça kadar basit olsa bile herhangi bir projeyi tamamına erdirmek insana büyük bir huzur veriyor.

Sistematik Müzik Keşfi

Saturday, February 27th, 2010

Uzun zamandır müzik koleksiyonumu sistematik bir şekilde genişletmenin yollarını arıyordum. Bulduğum çözümü yaklaşık bir sene önce başlattım. İlk aşama, şimdiki iTunes müzik koleksiyonumu baştan sonra tarayıp, gerektiğince silmek ya da gruplandırmaktı. Bu aşama birkaç ay aldı. Şimdi koleksiyonumu genişletmeye hazırım.

Sevdiğim parçaları hatırlamamda yardımcı olan çeşitli yöntemler:

  • 1. Defter. Tabii ki her an yanımda küçük bir defter bulunduruyorum. Duyduğum şarkı isimlerini not alıyorum.
  • 2. tobedownloaded.txt – Bu bilgisayarımdaki ‘alınacak şarkılar’ listesi. Buraya evde ara sıra online radyoları dinlerken not alıyorum.
  • 3. Shazam (iPhone programı). Bunu kafe, bar, ve restoran gibi yerlerde duyup beğendiğim bir şarkı bulursam kullanıyorum. Telefon, birkaç saniyelik bir kayıt yapıp Shazam’in müzik kayıtlarında tarama yapıyor. Bu programın en iyi tarafı, kalabalık yerlerde konuşma seslerinin fazla olmasına rağmen müzikleri çoğu zaman teşhis edebilmesi.
  • 4. Nabbit (iPhone programı). Bu program da radyo dinlerken işime yarıyor. O an radyoda çalan şarkının adını gösteriyor. Bunu çoğunlukla işe gelip giderken arabamda dinlediğim KJazz adında caz radyo istasyonunu dinlerken kullanıyorum.

Bulgularımı tobedownloaded.txt dokümanında toplayıp iTunes’dan satın alıyorum.

Müzik keşif sistemimi oturtmanın ana sebebi, caz koleksiyonumu genişletmekti, fakat bu keşifleri sonraki yazılarımda paylaşacağım. Bugünlük, “chill” adındaki yavaş tempolu elektronik müzik koleksiyonuma yeni eklediğim şarkıları paylaşacaım.

  • Keston and Westdal – Vaccine: Nedense modern şarkılarda yaylı saz duymak hoşuma gidiyor. Bu hafif bir şarkı, bana limonlu sorbeyi andırıyor.
  • Xela – Japanese Whispers: Bu, üniversitede elektronik müzik dersinde dinlediğimiz Paul Lansky’nin Pattern’s Patterns parçasını ve granular synthesis metodunu andırıyor. Sesbirimlerinin temizce ayrılmaları hoşuma gitti.
  • Plaid – Light Rain: Bundaki küçük cızırtı gibi sesleri beğendim.
  • Zero 7 – Destiny: Bu şarkıyı gerçekten almak mı istiyordum, yoksa Shazam’i mi test ediyordum, hatırlamıyorum. Müzikal olarak pek bir özelliği olmayan bir parça, ama melodisi fena değil. Şarkıyı aldıktan sonra sonlara doğru bir bölümde paralel beşli aralıklarının olduğunu farkedip biraz pişmanlık duydum. Müzik eğitimi olan çoğu kişinin içini ürpertecek birşey bu! Paramı geri alamayacağım için dinlemeye devam edeceğim. Hem diğer şarkılarla da iyi gidiyor.
  • Jon Hassell – Last Night the Moon Came: Bu şarkıyı dün gece gittiğim bir modern dans performansındayken Shazam’le buldum. Adamın adı tanıdık geliyordu. Sonradan hatırladım ki Şubat 2009’da bu artistin bulunduğu bir elektronik müzik konserine gitmiştim. Bu tespiti, gittiğim konserin program notlarını dosyalarımda bularak ispatladım. On senedir gittiğim bütün konserlerin konser notlarını dosyalarda biriktiriyorum da. Bir gün işe yarayacağını biliyordum!

Ayrıca bir de Roy Harris’in Piano Quintetini aldım. Bu parçayı yağmurlu bir öğleden sonra eve dönerken arabamda çalan KUSC adındaki klasik müzik istasyonundan keşfettim. O kadar sevdim ki eve geldikten sonra on beş dakika arabamda oturup bitmesini bekledim. Modern oda müziğinde en çok böyle sesleri seviyorum.

Şimdilik bu kadar. Üniversiteden müzik diploması almış birinden gelen son derece profesyonel müzik kritikleri. Şaka bir yana, bu sadece bir başlangıç. İleriki yazılarımda daha ciddi müzik keşiflerimi paylaşacağız.

Söz verdiklerim

Tuesday, November 27th, 2007

Geçtiğimiz günlerde bahsettiğim iki beste daha:

Weep (7:35) – Bu yaz öylesine yaptığım birşey. Sonları kulaklarınızı biraz acıtabilir.
Flüt/Yaylı Dörtlüsü (2:12) – Bu parçayı 2005’te bir ders için yazdım. ABA’ formunda olması lazım, ama biz sadece AB kısmını yazmak zorundaydık. Onun için kayıdın sonraki kısmında ana temaya döneceğinizi farzedin. (flüt: Lori Huberman, keman: Justin Lo, viola: Katie Matlack. Ne yazık ki viyolonselistin adını hatırlayamıyorum.)

Ayrıca, beste sayfasını daha okunaklı yapmak için biraz değiştirdim.