Archive for the ‘Çizimler’ Category

Madame de Marelle

Friday, March 7th, 2014

madamedemarelle-photo

Geçen gün Elif Şafak‘ın Mahrem romanını bitirirken sahnelerden birini çizmek geldi içimden. Hikayenin anlatımını, “görmek ve görülmek” temasının işlenilişini, ve bütün o anlatılanların en sonunda birbiriyle kesişmesini zevkle okudum. Diğer okuduğum kitaplarına kıyasla dünyaya bakış açımı genişletme konusunda daha başarılı olduğu için bu yazarın en sevdiğim kitaplarından biri oldu bir anda.

Şimdi resme gelelim. Bu resmi, bilgisayarda bir saat ders dinlerken vakit geçireyim, biraz da şekiller ve renklerle oynayayim diye çizdim. Mobilyasız, gölgesiz, detaysız, üşengeçlikle kağıda aktarılmış birkaç tema, o kadar. Zaten senelerdir doğru dürüst birşey çizmemişim, gecenin bu saatinde uğraşmaya gelemedim doğrusu. Siz de biliyorsunuz ki bu aralar elime bir kalem alıp birşey çizmeye sebep olan herhangi esrarengiz gücü kayda değer bir olay olarak görüyorum.

Birkaç hafta sonra scanner’ıma kavuşunca resmin daha iyi çözünürlükte bir versiyonunu görebilirsiniz.

Selfie

Friday, December 27th, 2013

Oxford 2013 Yılının Kelimesi seçilen “Selfie” sözcüğüne ithafen…

Eskiden resim çiziyordum

Sunday, October 17th, 2010

Türkiye’den Amerika’ya taşındığımızda yedi yaşındaydım. O zamanlardan beri ailemi yılda sadece birkaç kere görebiliyorum. Doğal olarak beni hala 18 yıl önceki Melike olarak hatırlıyorlar. Bu Melike anlayışlarına sonraki senelerdeki kısa görüşmelerden hatırladıklarını katarak şimdiki Melike’yi algılamaya çalışıyorlar.
Bu sefer bana sorulan sorulardan biri, “Hala resim çiziyor musun?” oldu. İlk önce çok garibime gitti, çünkü 16-17 yaşlarımdan beri devamlı resim çizmiyorum artık. Resim çizmeye hafızam gelişmeden önce başlamış ve lise yıllarımın ortalarına kadar her gün devam ettirmiştim. Sonra nedense resimden o kadar koptum ki, bir zamanlar resmin hayatımın ayrılmaz parçalarından biri olduğunu bile unutmuşum.
Zaman zaman içimden renkler ve şekillerle oynamak geliyor. Şimdiki Melike, bu isteğini her sabah değişik bir kıyafet uydurarak tatmin edebiliyor. Matchingfreak felsefesine göre, aynı kıyafet karışımını ikinci kez giymiyorum. Bu da yeni renk, malzeme, ve aksesuar uyumları bulabilmek için yaratıcılığımı zorlayabiliyor.
Kıyafet dışında renklerle uğraştığım tek yer, işyerinde hazırladığım Excel spreadsheetleri, Powerpoint sunumları, ve aylık proses mühendisliği raporları. Fazla vakit ziyan etmeden grafikleri okunaklı ve hoş duruma getirmek işte…

Aşağı bakma – Hareketlendirilmiş

Friday, August 20th, 2010


Birdenbire, onda sevdiği erkeği göremez oldu.

Bu resmi dün akşam uçaktayken çizdim. Bugün de hareketli gif versiyonunu yaptım. Voilà!

Mor kuş

Sunday, August 15th, 2010

Taçlı Güvercin

Tuesday, July 6th, 2010

Geçen hafta Hong Kong’daydım. Ama bugünkü konumuz bu değil. Hong Kong ziyaretimin en özel anlarından biri, Kowloon Park’taki kuşevine ziyaretimdi. Orada hayatımda ilk kez bir taçlı güvercin gördüm.

Taçlı güvercinler hakkında ilk kez dokuz-on yaşlarımdayken bir ansiklopedide okudum. O günden bu güne hep merak eder, bir gün gerçek bir taçlı güvercin görebileceğimi umardım. Ansiklopediden, bir buçuk sayfalık kısa bir çizgiroman için “araştırma” yapıyordum. Çizgiromanın konusu da öğretmen kumrunun öğrencilerine güvercingillerin tarihini ve günümüzdeki güvercin cinslerini anlatmasıydı. Gördüğünüz gibi güvercingillere olan garip merakım küçük yaşta başlamış. Bu çizgiromanın amacı güldürmekten çok eğitmekti…. ama tam tersi sözkonusuymuş.

(büyütmek için tıklayınız)

Ne yazık ki kuşevindeki taçlı güvercinin resmini çekemedim. Yukarıdaki fotograf, Stephen Green-Armytage’ın Extraordinary Pigeons kitabından alınmıştır.

Eski, güzel alışkanlıklar

Sunday, April 18th, 2010

Bu gece birkaç artistin bloglarına baktım. Lise yıllarımda okuldan eve gelir gelmez her gün internetteki çeşitli artistlerin resimlerine ve fotograflarına bakmayı alışkanlık edinmiştim. Şimdi, onun yerini, konuşmadığım hatta bazen hiç tanımadığım Facebook üyelerinin resimlerine bakmak aldı. Önceki alışkanlığımın ruhuma daha iyi geleceğini sanıyorum; bunu aklımda tutmalıyım.

İşte bugün kendime şu rotayı çizdim: YellowGoat’un blogundan Devon Smith’in Flickr resimlerine geldim. Çeşitli çizimlerine bakarken, resimlerden birine yorum bırakan yeşil saçlı biri ilgimi çekti. Doğrusu o renk saç başka kimsede o kadar doğal görünmemişti. Kızcağızın tüm Facebook profil resimlerini gözden geçirdikten sonra biraz abarttığımı düşünerek bilgisayardan kalktım, resim çizmeye…

Yalan söyleyemem, resmi ilk çizmeye başladığımdan itibaren iğrenç olacağını anladım. Defteri o anda kapatıp başka birşey yapma isteğimi bastırarak, belki resmi kurtarabileceğim umuduyla boyadım. Neyse, bu bir başlangıç. Ya da hiçbirşeyin başlangıcı değil, kendi kendine yeten bir resim işte.

Marsh

Monday, December 14th, 2009

“Bu hafta sende değişen birşeyi çiz.”

İstek üzerine resim çizmeyi hiç sevmem, özellikle soyut bir temaysa. Ama o akşam beni çizmeye teşvik ettiği için hoşuma gitti.

Eski suluboya kalemleri

Sunday, September 13th, 2009

Geçtiğimiz haftasonu eski resimlerime bakarken, bir aralar suluboya kalemleri kullandığımı ve yavaş yavaş onlarla boyama tekniklerini öğrenmeye çalıştığımı hatırladım. 2001-2002 yılları arasında bunun and bunun gibi şeyler çizmiştim. Normal kuruboya kalemlerini sıkıcı bulan ama suluboya ve fırçayla arası iyi olmayan bir kişi için ideal bir seçimmiş.

Dün akşam birkaç resmi bu kalemlerle boyamayı denedim. İlk resim, birkaç ay önce çizdiğim basit bir kızdı. Renkler birbirine karıştı ve donuk oldu. Birkaç saat sonra da daha parlak renkli bir resim yaptım. Bu resimde de o kadar fazla boya kullandım ki herşey (yine) birbirine karıştı ve özellikle saç rengi tekdüze göründü. Bir dahaki sefere daha ortada birşey tutturmaya çalışırım.

En son diriliş

Tuesday, September 8th, 2009

Sevgili okurlar, sonunda internet, domain name, ilham, vs. problemlerimi çözüp websiteme geri dönüş yaptım. “Queenoflub” adındaki eski websitemdeki herşeyi bu yeni siteye taşımakla meşgulüm. Son birkaç sene içinde benzeri şeyler yazmıştım, ama umuyorum ki bu son olur!

Sonuçta çizdiğim resimlerimi koyabileceğim bir yerim yine var artık. Bu sene şimdiye kadar çizdiğim resimlerin hepsi aşağıda:

Bu arada buraya senede üç kereden daha fazla yazmaya başlayacağım. Nerede kalmıştık? Son sürat devam ediyoruz.